28.4.11

Dört Duvar

 Bir gün kendime ait bir evim olduğunda tabiki bir çok planım ve dekoratif düşüncelerim var herkez gibi..Bun konuyu yani hayalimdeki evi ayrı bi postta uzun uzun ,uzun vadeli bir plan haline dönüştürmekte başka bi planım..O planların içinde olan en popüler istegimse kesinlikle kitap odama  sahip olma isteğim..Şimdilerde bu mini kitaplıgıma sığmaya çalışsamda ilerde bi oda dolusu kitabım olsun istiyorum..Ben kitaplıgımda sadece ve sadece okudugum kitaplar olsun isteyerek biriktiriyorum.Burda aslında bir çok tarzda kitap olsada daha çok dram okurum..Yaşanmış yada yaşanma olabilitesi yüksek kitaplar ve filmler beni her daim kendine baglamıştır..Zamanımın çogunu çalışarak geçirdiğim için kısıtlı zaman ayırabilsemde kitap okumak bana bir çok etkinlikten daha gelir..şuan okduğum kitap ;bitmesini hiç istemiyorum ve okurken bir taraftanda detayları araştırmaya çalışıyorum..HRANT'ı okumak yitik hayatların hepsini birlikte okumak,yitik bir nesli okumak gibi..Aslında olduğumuz kişi olmadığımızı görmek gibi..


Eski ve hatırası olan herşeye ne kadar düşkün oldugumun tüm herkez bilir..O kadar hatıra toparlamışımki artık odama sıgamıyorum bazen..Bu fotoğraftaki horozlu saat dedemden bana kalan tek şey..Çok eskimişte olsa orda olması bana huzur veriyor..Fotograf makinası ise amacamın ben çocukken bana hediye ettigi ilk makinam..Kadehteki taşlar ise kuzenimle birlikte çıktıgımız tatilde sahilden topladığımız taşlar..Geçirdiğim en güzel ve çılgın tatilden hatıralar..


 Biriktirme becerim yüksek olduğundan bir çok konuda koleksiyon yapma potansiyeline sahibim..Moda dergileri,defter,kalemler,aksesuar,çanta,maskotlar ee bu durumda bu odaya sığmak zor oluyor..



Bu ay tesadüfi bir şekilde aldığım moda ve kültür sanat dergisi TREND SETTERi açıkcası elimden düşüremiyorum kaç zamandır..Yaratıcı dünyalara yapılan samimi , az ve öz anlatımlarıyla bence insanları sadece fotograflara itmek yerine araştırmaya ve keşf etmeye yöneltiyor..Her ay sektirmeden aldığım ALL un papucunu dama attı bile..



Bu fotografarı çekerken Müptelası olduğum Ceylan Ertem dinliyorum enlerimden olan Nazım'a ..Bu arada masanın dağınık olduğunu düşünüyorsanız evet dağınık bırakın öle kalsın..Bu belkide benim düzenimin karman çormanlığımın içindeki sadece benim görebileceğim bir düzen olmasından kaynaklanıyordur..Ama bu benim düzenim işte..Bu sıralar çok fazla bir şeyler üretmekten çok briktirme aşamasındayım..Bir nevi kaydetme..





Hepsini seviyorum..Aslında bu herşeyi özetliyor değilmi?Erkekler haklı "herşey kadınlar için"..Ojesiz olma kısmını  düşününce erkek olmak evet zor olurdu..



Odamın odak noktası aksesuar standım..Bir çok arkadaşıma göre bunları sigortalatmam gereksese ben o konuda emin degilim..Bir kaç yıldır biriktirdiğim yegane hazinem..Bazılarına yılda bir sıra gelsede hepsi baş tacım..



ALL dergisinin erkekler için olan ekinde bu ay oyunculuğu olduğu kadar senaristliğinide beğendiğim Mert Fırat vardı..Şahsi görüşüm olarak oyunculukta daha çok parladığını düşündüm fotoğraflara odaklanınca..Ama karizmasına diycek kelime yok kanımca..

Son olarak artık yaz gelsin hırkalardan kurtulalım ..

No comments:

Post a Comment