14.3.10

ZALİM EVRELERİMİN MALUM MİSAFİRİ..İÇİMDEKİ CANAVAR..

Hangi açmamış çiçege anlatmalısın onu bekleyen güzellikleri emin olmadan,koparılıp atılacağından..hangi masumiyete anlatmalısın kırılıp harcanacağını ve hangi duvara anlatacaksınn elbet bi gün yıkılacağını..yada nasıl anlatacaksın;küçük bir çocuğa ne yaparsa yapsınn bi gün öleceği gerçegini..yaşam için umudu nasıl yok edeceksinn?!!
Olan tek varlığınsa umut..onu;nasıl ,neden,kim için harcayacağını nasıl bileceksindee hayatta eksilmekten koruyacaksın kendinii..Ya umutsa TEK UMUT!.duvar ördügün dünyanın tek dünya olduğu gerçegi yüzüne çarptığında hangi umuda sarılacaksınnn!?.. .hergün kaybolan masumiyete seninde sırt çevirdiğin gerçeğiyle yüzleşme zamanın geldiyse ya?!Ya uyanma vaktin geldiyse!!.Ama sen yinede saatin çalmasını bekliyorsann!!
Unutmak için yeterince çaba sarfetmezken bile yinede unutuyorsa İNSAN..!hiç düşünmedenn yıkıyorsa tabuları ,duvarları,duyguları...nasıl hatırlayacak ki bi umudu olduğunu..umuttan vazgeçmişse eğer; ne olacak umudu?!..
Betül Öztürk
14,05,2009

DERİN SEVİL'den yorum;
eğer bir canavarsa tüm bu soruları soran bir canlı daha ne ister?

kaybettiğinden sahip oldugunu sandıgın herşeyini ya da aslında sahip oldugunu sanma duygunu ve bunun verdiği umudunu? ozaman ne olacak?
öncelikle bir sorun oldugunun farkına varacaksın birinci ve en önemli adım bu!
bir sorun oldugunu kabul etmek.
ikincisi sorunun hangi kollarda kendini gösterdiğine bakmadan bir bütün halinde değerlendirmek. bu kanser gibidir nereden geldiği nereye bulaştıgını bilemeyiz çünkü.
ve üçüncüsü de aslında hep içimizde varolan iyi yada kötü niyetli şiddet duygusuyla hepsini yıkmak.
soyut olgulardan bahsediyorum elbette. yada kim nasıl anlamak isterse. evet YIKMAK! zaten tüm bunlar YAPMAK çabası yüzünden olmadımı. yapmaya çalışırlarken bozmadıkmı insanoğlunun saf düzenini. ve bu sorun küçülüp küçülüp oluşturmadı mı küçük bir kızın karın boşluğundaki büyük soru işaretini! düzeltmeye çalışırken yıkmadıkmı düzeni vw hepimizin yüzündeki samimi gülümsemeyi..
özgürleştirmek için yaptığımız herşeyin bir kez daha esiri olmadıkmı? ve bu oldukça yitirmedikmi özgürlüğe olan umudumuzu? yapmak! yapmaya, onarmaya çalışmak!
başta demiştim ya bir sorunun varlıgını kavramak! kavrayabiliyormusunuz sorunu? işte bu nedenle yıkmak çözüm aslında. sorgusuz sualsiz bir bütün halinde YIKMAK! çünkü ozaman salt özümüz kalacak! salt içimizdeki sesler. çok daha rahat duyabilecek ve dogrultusunda ilerleyebilecegiz ve bu kargaşada bulmamızın imkansız oldugu yolumuzu kolaylıkla bulabileceğiz. sağlam olmayan sandalyelerin üzerinde yükseldiğimiz ve kıçımızın üzerine çakılma ihtimalimizin çok yüksek oldugu bu günlerde umuttan bahsetmek bile komik.
evet yükselmişiz medenileşmişiz! ne marifet! yıkacağız sandalyeleride yere, toprağa basacagız tekrardan yalın ayak, biraz canımız acıyacak ama herbirimiz birer tohum olup özlediğimiz umutları yeşerteceğiz tüm o zor koşullarda.
yapabilirmiyiz bunu sence? yıkmak zormu herkes umutsuzca onarmaya çabalarken?
belkide gerçekten tek ihtiyacımız olan bir parça umut. bu da demek oluyorki lanet bir kısır döngünün içindeyiz ve birilerinin cesaret gösterip karadeliğe girmesi gerekiyor ne olduguna bakmak için...
Derin Sevil
21.06.2010
 
 
iki insanın karşılıklı hayat akışına bakış açısı..

No comments:

Post a Comment